8th Class

Modal Verbs – WOULD

Modal Verbs – WOULD

8th Class, BEGINNER, ENGLISH KNOWLEDGE, grammar, KOLAY iNGİLİZCE DERS NOTLARI, PRIMARY SCHOOL EFL SUBJECTS, SECONDARY SCHOOL ENGLISH SUBJECTS, Teog
Excuse me sir, would you please tell me where the railway station is? GEÇMİŞTEN BAHSEDERKEN, Geçmiş bir zamanda, GELECEKTEN SÖZ EDERKEN, Şart Kiplerinde Arzular dile getirirken, KİBARCA SORU VE İSTEKTE BULUNURKEN, fikir ve beklentileri, pişmanlık gibi durumlarda da WOULD kullanılır. WOULD “Genel Yapısı” özne yardımcı fiil ana fiil She would ('d) like milk. She would not  wouldn't like lemonade. Would she like coffee? Would'un Kullanımı Teklif ve ricalarda. (-mısın / - mısınız) Would you eat some cake? (Biraz kek yer misin?) Would you help me? (Bana yardım eder misin?) Gelecek Zaman Hikayesi. (- cekti) I would study. (Ders çalışacaktım.) We would meet but we couldn't. (Buluşacaktık ama buluşamadık.) E
Modal Verbs (HAVE TO / HAS TO)

Modal Verbs (HAVE TO / HAS TO)

7th Class, 8th Class, BEGINNER, ENGLISH KNOWLEDGE, grammar, Kolay İngilizce Ders Notları (Easy Englısh lesson notes), PRIMARY SCHOOL EFL SUBJECTS, SECONDARY SCHOOL ENGLISH SUBJECTS, Teog
Bir ŞEYİN YAPILMASININ ZORUNLU, GEREKLİ, MECBURİ OLDUĞUNU anlatırken have to kullanılır. Genel olarak have to, KİŞİSEL OLMAYAN ZORUNLULUKLARI anlatırken kullanılır. Özne Olumlu Şekil I you we they have to clean get pick up have eat go work I have to clean my room. You have to get a new book. We have to pick up the laundry. They have to have a notebook. he she it has to He has to eat dinner now. She has to go to work now. It has to work. I have to go to hospital. (Hastaneye gitmeliyim. Gitmek zorundayım.) Özne Olumsuz Şekil I you we they don't have to work do clean eat work go be I don't have to work on Saturday. You don't have to do that. We don't have to clean the car. They don't have to eat pizza. he sh
So that – In case

So that – In case

7th Class, 8th Class, ENGLISH KNOWLEDGE, grammar, GRAMMAR AND VOCABULARY, GRAMMAR EXERCISES, GRAMMAR POINTS, PRE-INTERMEDIATE (A2), School English, SECONDARY SCHOOL ENGLISH SUBJECTS, Teog
 So that - In case So that - In case “So that” kendisinden sonra gelen cümlenin, temel cümlede yapılan eylemin amacını belirten bir belirteçtir. Sonrasında gelen cümle daima bir amaç belirtir. “olsun diye, olması için” anlamında kendisinden sonra gelen amaç cümlesini belirtir. I opened the window so that the wind could come in (Rüzgar içeri girebilsin diye pencereyi açtım) Pencereyi açtım, çünkü rüzgarın içeri girmesini istiyorum. Bir amacım var. Amacım ise rüzgarın içeri girmesini sağlamak. I’m studying English every day so that my english can improve (İngilizcem gelişsin diye hergün İngilizce çalışıyorum) “in case” kendisinden sonra gelen cümlenin, temel cümlede yapılan eylemin sebebini belirtir. “in case” bir çeşit önlem ifade eden bir belirteçtir. I will cl
8. SINIF İNGİLİZCE 4. ÜNİTE KELİMELER

8. SINIF İNGİLİZCE 4. ÜNİTE KELİMELER

8th Class, İTEC POSTS, School English, SECONDARY SCHOOL ENGLISH SUBJECTS, Teog, TEOG WORD POWER
UNIT 4 COMMUNICATION Communicate:iletişim kurmak Communication:iletişim Text a message: mesaj yazmak Leave a voicemail:sesli mesaj göndermek Make a phonecall: telefon görüşmesi yapmak Send an email: elektronik posta gondermek Leave a message note:mesaj bırakmak Use social Networks: sosyal paylaşım sitelerine üye olma/kullanma Speak face to face:yüz yüze konuşmak Send a fax:faks göndermek Keep in touch with someone: biri ile iletişime geçmek Formal: resmi informal: gayrı resmi/resmi olmayan hang on:hatta kalmak/hatta beklemek available:uygun/müsait/geçerli excuse: mazeret invitation: davet call someone at mobile: birini cep telefonundan aramak call back: geri aramak hold on: beklemek caller: arayan kişi reviever: aranan kişi write about:birsey hakkında yazmak exhibit
TEOG İNGİLİZCE HAZIRLIK PART -1- UNIT -1-

TEOG İNGİLİZCE HAZIRLIK PART -1- UNIT -1-

8th Class, İTEC POSTS, School English, Teog, TEOG WORD POWER
TEOG İNGİLİZCE HAZIRLIK PART -1- UNIT -1-   What is he doing today? Is he busy? (Bugün o ne yapıyor? Meşgul mü?) I don't think so. (Sanmıyorum.) What about going to movies together? (Beraber film izlemeye gitmeye ne dersin?) It is a good idea. Why not? (İyi bir fikir. Neden olmasın.) If so, let's go (Eğer öyleyse, Haydi gidelim)     Present Continues Tense (Gelecek Zamandan Bahsederken) Present Continues Tense (Şimdiki Zaman) ı Gelecekte yapacağımız işlerden bahsederkende kullanırız.   ENGLISH TÜRKÇE I am meeting the tourists at the airport Turistleri havaalanında karşılıyorum. I am leaving the day after tomorrow. Yarından Sonra Ayrılıyorum. We're having a teacher meeting on Friday. Cuma günü bir öğretmenler top