The Blog

NOUN CLAUSE-İsim cümleleri

NOUN CLAUSE-İsim cümleleri

Noun clause İngilizce cümlenin içinde özne ve nesnede isim gibi kullanılan isim cümleleridir. İngilizce temel cümle :

SUBJECT+ VERB+OBJECT olarak formüle edilir.  Subject ( özne) ve Object (nesne). Özne ve nesne her zaman isim ya da isim türü kelimelerden oluşur. Noun clause yapılar cümlede isim yerine kullanıldıkları için ya öznedirler ya da nesnedirler, bir diğer deyişle  noun clause lar isim görevi gören yan cümledirler.  Aynı zamanda sayılamayan isimler gibi tekil olarak işlem görürler.

 

Noun clause yapılar genel olarak üç ana yapıdadırlar

  1. “ That “ ile yapılanlar
  2. “Whether/if” ile yapılanlar
  3. “ soru sözcükleri” ile yapılanlar

 

  1. That ile yapılan isim cümleleri

That ile kullanılan İsim cümleleri düşünceleri, duyguları ve durumları aktarmak  için kullanılır.

 

That ile başlayan isim cümleleri  fiilden, sıfattan, isimden  ve the fact kalıbından sonra gelebilirler cümlede

A-  fiilden sonra gelen isim cümlelerine örnek:

-I think that the weather is nice ( I: özne / Think: fiil / that the weather is nice: nesne) ( havanın güzel olduğunu düşünüyorum)

– ı know that the world is round ( Dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorum)

– My father knows that ı don’t like pop music ( Babam pop müzik sevmediğimi biliyor)

-People used to believe that the earth was flat ( eskiden insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı)

– I didn’t realize that you were waiting for me ( Beni beklediğini farketmedim)

-Do you ever feel that you might be in danger? (Hiç tehlike altında olduğunu hisseder misin?)

-I always worry that something could go wrong ( her zaman bir şeylerin yanlış gidebileceğinden endişe ederim)

– He said that he wouldn’t be able to come tomorrow ( yarın gelemiyebileceğini söyledi)

Bu örneklerde isim cümlesi ( noun clause)  ana cümlenin nesnesi konumunda olduğu için that sözcüğü cümleden atılsa da anlam bozulmaz.

-I think the weather is nice.

-I know the world is round.

B- sıfatlardan sonra kullanımına örnek:

-I am sure  that the concert will start on time ( konserin zamanında başlayacağından eminim)

-I am glad that you passed the exam ( sınavı geçtiğine memnun oldum)

-I am afraid that I can’t finish the report until next week ( korkarım ki raparu haftaya kadar bitiremeyeceğim)

– Were you surprised that he won the elections? (seçimleri kazanmasına şaırdın mı?)

– I am delighted that you have made good progress in English

“ Sonu –ed ile biten sıfatlarda noun clause kullanımı yaygındır.

Bu gibi sıfatlar: surprised, amazed, pleased, worried,  convinced, etc.

That  clause yapısınıın sıfatlarla kullanımında ana cümlenin öznesi olarak kullanımı genel olarak “ it”  boş öznesi ile yapılır.

It+be/seem+adjective+that clause  formuluyle yaparız.

-It is splendid that you passed your exam ( sınavını geçmiş olman muhteşem)

-It is strange that there are no lights on ( hiç açık ışık olmaması çok tuhaf)

-It seems obvious that the weather will be rainy.( havanı yağmurlu olacağı aşikar)

– It is apparent that some small companies will go bankrupt after the recent economic crisis ( son ekonomik krizden sonra bazı küçük şirketlerin iflas edeceği çok açık)

-It is likely that there will be  chaos in student assesment system( öğrenci değerlendirme sisteminde karmaşa olma ihtimali var)

-It is unfair that women still dont have the same rights as men( kadınların erkeklerle hala aynı haklara sahip olmaması adil değil)

“it” boş öznesiyle başlayan bu cümleleri  that clause yapısını başa alarak da yapabiliriz.

– That you passed your exam is splendid

-That there are no lights on is strange.

– That the weather will be rainy seems obvious

-That some small companies will go bankrupt after the recent economic crisis is apparent.

-That there will be chaos iğn student assesment system is likely

-That women still don’t have the same rights as men is unfair

– Ayrıca soyut olan veya  bizim duygu durumumuzu ,düşüncemizi ifade eden sıfatlarla da genel olarak kullanılır: strange,fair,unfair,unfortunate,obvious,apparent,too bad,likely,unlikely,afraid ,certain,confident;

Örnekler:

-It is certain that she will pass the exam

– It is obvious that he committed the crime bazı sıfatlar that clause yapısıyla birlikte should kullanmayı da gerektirir.

– It is essential that everybody knows/should know what to do( herkes ne yapması gerektiğini /yaptığını bilmeli) ( herkesin ne yapması gerektiğini bilmesi elzemdir)

-It is very important that he should see the doctor ( doktoru görmesi çok önemli)

Bu cümleleri de aynı diğer sıfatlarda olduğu gibi that clause yapısın başa alarak da yapabiliriz.

-that everybody should know what to do is essential

– that he should see the doctor is very important

C-  Bazı  isimlerden sonra:

miracle ( mucize), pity (esef verici olay),shame (utanç), wonder( harika, mucize),relief (rahatlama ), a good thing( iyi bir şey),fact ( gerçek bilgi), belief ( inanç ),theory ( teori), impression( izlenim)

– it’s a wonder that she survived the accident ( kazadan kurtulması harika)

– it’s a good thing that you were insured( sigortalı olman iyi bir şey)

-it’s a great pity that they didn’t get married ( evlenmemiş olmaları ne yazık)

-it’s a great shame that some countries spend  too much money on weapons ( bazı ülkelerin silaha çok fazla para harcaması bir utançtır)

– It’s a widely accepted belief that the World is getting worse ( dünyanı kötüye gittiği yaygın bir inanç)

Bazı soyut isimlerden sonra that clause kullanılır, bunlar ana cümlenin öznesidirler.

allegation ( iddia), announcement (ilan), belief (inanç), discovery (keşif)fact( gerçek), fear ( korku), guarantee ( garanti), hope (umut) knowledge ( bilgi), promise ( söz), propsal ( teklif), report ( rapor), rumour ( söylenti), suggestion( öneri), suspicion( şüphe), proposal ve suggestion

….that –should kalıbıyla kullanılır örnekler:

– The announcement that a new airport  was to be built nearby  aroused immediate opposition ( yakınlarda havaalanı yapılacağı ilanı ani tepkiye neden oldu)

– The proposal/suggestion that shops should open on Sundays led to a heated diswcussion ( dükkanların Pazar günleri de açık olması için verilen önergw sıcak tartışmalara neden oldu)

– A report that thearea was dangerous was ignored by the resdiwents( bölgenin tehlikeli olduğunu söyleyen rapor orda yaşayanlar tarafından görmezden gelindi)

The fact that yapısıyla kullanımı da aynı şekildedir. – the fact that she couldn’t pass the exam, disappointed us.( sınavı geçememesi bizi hayal kırıklığına uğrattı) – yesterday in class we discussed the fact that Turkısh people won the war of independence with great difficulty ( dün sınıfta Türk halkının kurtuluş savaşını büyük zorlukla kazandığını konuştuk) – the fact that she cheated in the exam made the teacher furious( sınavda kopya çekmesi öğretmeni sinirlendirdi)

 

That ile kullannılan belli başlı sıfatları dersin sonunda bulabilrsiniz

2.Whether ve if ile kullanımı

Bu tür  noun clause sadece yes/no soru kalıplarını cümleye dönüştürürken yapılır.  Noun clause un başına whether ya da if gelir.

Nasıl kullanılır?  Bildiğiniz gibi noun clause bir yan cümle. Ya ozne olacak ya nesne. Bizde bir yes/no sorusunu aktarırken noun clause kullanmış oluyoruz.

Örneğin:

A:  Is your father coming early tonight?      B: I dont know if/whether my father is coming early tonight. ( babamın bu akşam erken gelip gelmeyeceğini bilmiyorum)

-I wonder if she speaks english ( İngilizce konuşup konuşmadığını merak ediyorum) ( burada sorunun aslı “ does she speak english?)

Soru hangi zamandaysa o zamana göre aktarıyoruz.

Soru noun clause a çevrilirken normal cümle yapısına döner ve başına if/whether alır.

– Is she studying at the moment? I wonder it I wonder if/whether she is studying at the moment.

– Did the boss call me? I want to know this I want to know if/whether the boss called me.

Whether..or not kullanımı:

-I wonder whether the boss called me or not

-I wonder whether or not the boss called me

-I wonder whether the boss called me.

If…not ile kullanımı:

I wonder if the boss called me or not

-I wonder if the boss called me bu yapıların genel anlamı..” olup olmadığı” o nedenle sadece yes/no sorularında kullanılır

Dikkat: whether or not yan yana kullanılır ama if or not kullanılmaz. Whether ile başlayan yapılar cümlenin başında özne olarakda kullanılır.

– Whether she is coming to the party or not is not clear yet

-Whether or not she is coming to the party is not clear

-Whether she is coming to the party is not clear yet

-Whether she phones me or not is unimportant to me “ if bu şekilde;özne yapısı içinde kullanılmaz”

Örnekler – I must know whether or not she likes the fish

– I dont know if we have to return our assignments by Monday – I would like to learn whether ı may leave early today – I wonder if you can help me with my homework -I am curious about whether she passed theexam

3.Soru cümleleri ile noun clause yapıları

Bu kısımda soru cümlelerinin nasıl noun clause a dönüşeceğini göreceğiz.

– Where does he live? I dont know it. ( nerede yaşıyor. Bunu bilmiyorum)

-I dont know where he lives ( nerede yaşadığını bilmiyorum)

– What time does he start work? I dont know it ı don’t know what time does he start work.

Soru cümleleri noun clause yapısına geçince soru şeklinden çıkarlar. Normal cümle yapısına dönerler sadece soru kelimesi kalır.

– Where can I find water? Can you tell me this? ( su nerde bulabillirim? Bunu bana söylermisiniz?)

– Can you tell me where ı can find water? ( nerde su bulabileceğimi söylermisiniz ?)

-When did he leave the country? When he left the country is still unknown. ( Ülkeyi ne zaman terkettiği bilinmiyor)

Bu yapılar bu örnekte olduğu gibi ana cümlenin öznesi olarak kullanılır.

– How did the robbers open the safe? It is a mystery How robbers opened the safe is a mystery ( soyguncuların kasayı nasıl açtığı bir sır)

-How robbers opened the safe must be investigated ( soyguncuların kasayı nasıl açtığı araştırılmalı)

-I have no idea who is responsible fort he this accident.( bu kazadan kim sorumlu hiçbir fikrim yok)

– nobody knows who killed that man ( adamı kimin öldürdüğünü kimse bilmiyor)

– ı dont know what is happening there? ( orada ne olduğunu bilmiyorum)

-what is happening in that country doesnt concern me( o ülkede olanlar beni ilgilendirmiyor) –

 

perizathoca

İngilizce Öğretmeni

Leave a Comment

Your email address will not be published.