simp

THE SIMPLE PRESENT TENSE

I get up early.                                    I don’t get up early                 Do I get up early?

You go on holiday every year./You don’t go on holiday           /Do you go on holiday every year?

He studies hard.         He  doesn’t study hard                                   Does he study hard?

She cleans the house herself. She doesn’t clean the house herself  Does she clean the house herself?

It stands in the corner. /It doesn’t stand in the corner/ Does it stand in the corner?

We keep our promises.            We don’t keep our promises    Do we keep our promises?

You like animals.                     You don’t like animals                         Do you like animals?

They help people around         They don’t help people                        Do they help people around?

Üçüncü tekil şahıs için (he/she/it) fiil, olumlu cümlede  -s  takısı alır.

He reads a lot.

She buys a newspaper regularly.

The cat drinks only milk in the morning.

Olumsuz cümlede ve soruda, yani “does” ya da “doesn’t’ bulunan cümlelerde fiil daima yalındır.

He doesn’t read a lot.

She doesn’t buy a newspaper every day.

Does the cat drink milk in the morning?

“have” fiilinin üçüncü şahıs biçimi “has” dir. Ancak, soruda ve  olumsuz cümlede  fiilin yalın hali “have”  kullanılır.

  • Do you have a bath every day?
  • Yes, I do. (I have a bath every day.)
  • Does your son have a bath every day?
  • Yes, he does. (He has a bath every day.)
  • Does your father have breakfast in the morning?
  • No, he doesn’t. (He doesn’t have breakfast in the morning.)

USE OF THE SIMPLE PRESENT TENSE

a) Bu tense ile, genelde yaptığımız işleri, alışkanlıklarımızı anlatırız ve always, sometimes,never, often vb. sıklık bildiren zarfların yanı sıra, every day, every month, every year, every summer gibi zaman zarflarını sıkça kullanırız.

  • What time do you usually get up?
  • I usually get up at seven o’clock.
  • Does she always get up early?
  • Not a/ways. She sometimes gets up very late.
  • How often do you go to the cinema?
  • I go to the cinema every weekend/once a week/three times a year, etc.
  • How often does your brother write to you?
  • He writes to me very

 

b) Frequency Adverbs (Sıklık bildiren zaman zarflan)

always……………………………… all the time (hep, her zaman)

almost always/nearly always………….. almost/nearly all the time, (hemen her zaman)

very often …………………………. (çok sık)

usually/generally …………………. (genellikle)

often/frequently …………………… (sık sık)

sometimes/occasionally …………… from lime to time (bazen, ara sıra)

rarely/seldom……………………….. (ender, nadiren, seyrek)

hardly ever/scarcely ever/almost never    (hemen hemen hiç)

never   …………………………….. (hiç, hiç bir zaman, asla)

Yardımcı fiil bulunmayan olumlu cümlelerde bu zarflar asıl fiilden önce, yani özne ile yüklem arasında yer alır.

She always sings in English.                                        .                               .

I sometimes feel

depressed.

They seldom go to the theatre.

Bu zarflar  “am, Is, are” dan sonra gelir.

I sometimes go to work late./I am sometimes late for work.

Sıklık bildiren zarfların olumsuz cümledeki yeri değişiktir. Always daima olumsuzluk eki  “not” dan sonra gelir.

I don’t always get up early.

She doesn’t a/ways study very hard.

They aren’t always late for class.

frequently, sometimes ve occasionally olumsuzluk ekinden önce gelir.

I sometimes don’t want to be with people.

She frequently doesn’t want to do her homework.

They sometimes aren’t ready on time.

She occasionally isn’t polite to the people around her.

 

NOT€……………………………………………………………

Birinci tekil şahıs için bu kural geçerli değildir. Zarf, yardımcı fiil “am” ile “not” arasında yer alır.

I’m sometimes not patient enough with children.

 

usually, generally ve often her iki durumda da kullanılır.

They usually don’t go out on Sundays./They don’t usually go out on Sundays.

We often don’t watch TV./We don’t often watch TV.

They generally aren’t awake till 1 la.m./They aren’t generally awake till 1 la.m.

rarely, seldom, hardly ever, almost never ve never olumsuz cümlede kullanılmaz. Bu zarflar sadece olumlu cümlede kullanılır, ancak olumsuz bir anlam taşır.

I hardly ever go to the theatre.   (Tiyatroya hemen hemen hiç gitmem.)

I’m hardly ever nervous before an exam.

(Bir sınav öncesinde neredeyse hiç heyecanlanmam.)

She never comes to her classes on time.

She is never on time for her classes. (Derslerine asla/hiç vaktinde gelmez.)

 

Olumlu anlam taşıyan sıklık zarflarını (usually, generally, often, frequently, sometimes, occasionally) dilbilgisi kurallarına uygun bu kullanımlarının yanı sıra, cümlede vurguyu artırmak için, cümlenin başında da kullanabiliriz. Özellikle sometimes bu şekilde çok sık kullanılır.

Sometimes I get angry easily. Occasionally I don’t need to get up early. Usually they spend too much money on luxuries.

Occasionally ve sometimes, cümle sonunda da yer alabilir.

I go to the theatre occasionally. He is a bit lazy sometimes.

Often, özellikle quite ve very ile birlikte kullanıldığında cümle sonunda da yer alabilir.

We come to this restaurant quite often.

Do you catch colds often?

I don’t watch television very often.

Rarely ve seldom, özellikle only, very ve quite ile birlikte kullanıldığında, cümle sonunda yer alabilir.

I eat meat very seldom.

She smokes cigars quite rarefy.

,

Always bu şekilde cümle başında ya da sonunda yer almaz.

Olumsuz anlam taşıyan sıklık zarflan (rarely, seldom, hardly ever, scarcely ever, never] cümlenin başına geldiği zaman cümle devrik olur.

I never eat fish…………………………………. Never do I eat fish.

He rarely smokes………………………………. Rarely does he smoke.

You seldom make mistakes……………….. Seldom do you make mistakes.

She scarcely ever visits us……………….. Scarcely ever does she visit us.

Ever olumlu veya olumsuz soruda kullanılır ve hiç anlamını verir. Olumsuz cümlede hiç demek için do not ever yerine never kullanılır.

  • Do you ever smoke?
  • No, I never
  • Don’t you ever help your mother?
  • Yes, I help her when I have time.

c) Doğa kanunlarını, her zaman geçerliliği olan doğruları ve genellemeleri bu tense ile
ifade ederiz.

A diamond is a precious stone.

Water consists of oxygen and hydrogen. The Earth revolves round the Sun. Plants need water in order to grow. Water boils at 100 degrees centigrade. Wood floats in water but iron sinks.

d) “What do you do?” sorusu kişinin neyle uğraştığını, işini sorar. Yani “What is your
job/occupation?” sorusu ile aynı anlamdadır.

 

What do you do? I’m a teacher.

  • What does your father do?
  • He is an accountant.

 

 

 

“What do you do?” sorusunu bir zaman zarfıyla kullanırsak, “sözü edilen zamanda ne yaparsın” anlamına gelir.

  • What do you do at the weekends?
  • I usually meet friends.
  • What does your father do in the evening’s?
  • He reads his newspaper or watches television.

e) “Why don’t… ?” kalıbı birine öneri getirirken kullanılır.

  • I have a headache.
  • Why don’t you take an aspirin?
  • We have nothing to eat at home.
  • Why don’t we go out for dinner?

f) Sinema, tiyatro gibi etkinliklerin başlama ve bitiş saatlerini, ders programlarını ya da uçak, tren, otobüs tarifelerini belirtirken, geniş zamanı gelecek zaman anlamıyla kullanabiliriz.

The buses start at 6 a.m. and stop at 12 a.m. every day. (simple present) The train to Ankara leaves at 9 a.m. tomorrow and arrives there at 6 p.m. (future)

Our classes usually begin at 9 and finish at 12. (simple present) . My class begins at 9 tomorrow and finishes at 12. (future)

ğ)         Gazete manşetlerinde, normalde past tense ile aktarılması gereken (olmuş, gerçekleşmiş) olaylar. Simple Present Tense ile aktarılır.

A live bomb blows up a shopping centre in Israel.(=blew up)

A coach collides with a train in India: hundreds killed and hundreds more

wounded. (=collided)

 

 

perizathoca

İngilizce Öğretmeni

Leave a Comment

Your email address will not be published.