İngilizce Modals Konu Anlatımı – Number 1 tutorial

İngilizce Modals Konu Anlatımı
İngilizce Modals Konu AnlatımıV

İngilizce Modals Konu Anlatımı

Modalların tüm öznel zamirlerde kullanımı aynıdır. Örneğin 3. tekil şahıslardan sonra -s takısı almazlar. Tüm modal lar kendilerinden sonra bir gerçek fiil alırlar.

Example: She can drink her coffee in the class.

Modallar “not” eki alarak olumsuz cümlelerde kullanılabileceği gibi, özne ile yer değiştirip soru cümlesi oluşturabilirler.

Can, may, might, could kiplerinin hepsi Türkçe’de -ebilmek anlamına gelebilsede kullanım yönleri farklıdır.

Normalde toplam 9 adet modal bulunmaktadır ve bunlar: can, could, must, may, might, shall, should, will, would . Bunlara ek olarak dare, need, used to ve ought to modal ları bulunur ki, bunlar tüm ortak özellikleri taşımadıkları için semi-modal yani yarı- modal olarak adlandırılırlar.

İngilizce Modals Konu Anlatımı dersimizin ilk bölümünde İngilizce modal lardan (kiplerden) “can“, “may”, “might“, “could” u öğreneceğiz.

Can – Ability – Ebilmek

Can (okunuşu “ken”)

İngilizce -ebilmek anlamında kullanılan “can” kipini inceleyelim.

I can ride a bicycle. (Ben bisiklet kullanabilirim.)

Gördüğümüz gibi “can” modal’ını özne ile fiil arasına yerleştirdik. Tüm zamirlerde kullanımı aynı şekildedir.

I can read 3 books in a month

He can read 3 books in a month

She can read 3 books in a month

It can read 3 books in a month

We can read 3 books in a month

You can read 3 books in a month

They can read 3 books in a month

Soru cümlesi yaparken “can” kipi cümlenin başına gelir.

Can I read 3 books in a month?

Olumsuz cümle yaparken can yerine “can not” yada “can’t” kullanırınız.

I can not write 10 posts in a day.

I can’t write 10 posts in a day.

May – Possibility (Olasılık) – Request permission (İzin İsteme)

May (Okunuşu -mey-)

May kipini çoğunlukla olasılıklardan (possibility) bahsederken ve izin isterken yada izin verirken kullanırız.

My daddy may be at the market. His phone is at home. (Babam markette olabilir. Telefonu evde kalmış)

May I use your computer? (Senin bilgisayarını kullanabilir miyim?)

Yes, you may (Evet kullanabilirsin.)

She may win the exam. (O sınavı kazanabilir.)

She may not win the exam. (O sınavı kazanamayabilir.)

He may be very sucessful. (O çok başarılı olabilir.)

He may not be so successful. )O çok başarılı olamayabilir.)

It may sitting down. (O oturuyor olabilir.)

We may live abroad. (Biz yurtdışında yaşayabiliriz.)

You may have a hard exam. (Zor bir sınavın olabilir.)

They may book their ticket online. (Onlar biletlerini online ayırtabilirler.)

Might – Possibility – Olasılık

Might kipini olasılıklardan bahsederken kullanırız. Ayrıca “may” kipinden daha kibar bir anlam taşır.

She might have a dispute with him. (Onunla bir anlaşmazlığı olabilir.)

I might go to Newyork this summer. (Bu yaz Newyork’a gidebilirim.)

You might have good grades from your exams. (Sen sınavlarından iyinotlaralabilirsin.)

Could – Past Possibility or Past Ability (Geçmişte ki olasılıklar ve yetenekler)

Could kipini geçmişte ki olasılıklardan yada yeteneklerden bahsederken kullanırız.

He could phone you, but he didn’t (O sana telefon edebilir di, fakat etmedi.)

Alice could swim like a professional swimmer. (Alice bir profesyonel yüzücü gibi yüzebiliyordu.)

Could I use your dictionary to look at a word? (Bir kelimeye bakmak için sözlüğünü kullanabilir miyim?)

İngilizce Modals Konu Anlatımı Part -2-

İngilizce Modals Konu Anlatımı dersimizin 2. bölümünde shall, must, should, ought to, have to, have got to modal larını (kiplerini) öğreneceğiz. Bu kiplerin hepsi -meli, -malı anlamı verir fakat kullanım alanları farklıdır.

Shall – Promises -Voluntary Actions – Söz Verme – Gönüllü Eylemler

I shall pay your bills (Senin faturalarını ödeyeceğim.)

Shall we watch his performance at theatre? (O’nun performasını tiyatroda izleyecek miyiz?)

Must – Certainty – Strong Recommendation – Kesinlik – Güçlü Tavsiye

I must serve my son’s dinner in the evenings. (Oğlumun akşam yemeğini akşamları sunmalıyım.)

You must have a shower after work. (Sen işten sonra duş almalısın.)

She must obey the rules. (O kurallara uymalı.)

Should – Recommendation – Advice – Öneri – Tavsiye

You should obey rules at the traffic. (Trafiktete kurallara uymalısın.)

She should answer the phone. (O telefonu cevaplamalı.)

We should be there on time. (Biz zamanında orada olmalıyız.)

Ought to – Advice – Obligation – Tavsiye – Zorunluluk

You ought to respect your parents. (Ailene saygılı olmalısın.)

We ought to be quiet at public places. (Biz topluluk alanlarında sessiz olmalıyız.)

İngilizce Modals Konu Anlatımı

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir